“URUGUAY” KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN KÜÇÜK BİR ÜLKE

Arjantin ve Brezilya gibi iki büyük ülkenin çevrelediği Uruguay, üç milyondan fazla insanın yaşadığı küçük ve yemyeşil bir ülke. Başkenti Montevideo. Yeşillik o kadar bol ki insanından çok ineklerin olmasını kimse yadırgayamaz sanırım. Coğrafik ve demografik araştırmalar, ülkede kişi başına düşen inek sayısının, ortalama 5 olduğunu söylüyor. Elbette başkentte peşinizde 5 inekle yolda yürümüyorsunuz, bunun için büyük şehirlerden biraz uzaklaşmak gerek. Ülkenin başlıca ekonomik gelirinin de kaliteli inek eti ihracatı olduğunu düşünmemek hata olur öyle değil mi? Ülkenin ekonomisinin önemli dinamiği olan büyükbaş hayvancılık, elbette yemeklerinde de ön sırada. Daha yazımın başında size iki tane önemli yemek ismi vereyim: “Chivito” ve “Asado”, buraya kadar gelenlerin muhakkak tatması gereken yemeklerin en başında.

Sokaklar ve Tarih

1860-1920 yılları arasında yaklaşık 600 bin Avrupalı, savaştan dolayı Uruguay’a göç ederler. Çoğu İtalyan ve İspanyol olan bu insanlar burada kendi evlerini inşa eder, ailelerini ve işlerini kurarlar. Böylelikle burada bir yaşam oluşur. Uruguay’da anne, babası ya da aile büyükleri İtalyan veya İspanyol olan insanlarla karşılaşmanız çok normaldir. O zamandan gelen kültürel etki de özellikle konuşmada kendini gösteriyor. Sokaklarda İspanyol ve İtalyan aksanları duyabilirsiniz. Uruguay’daki sosyal kültürün kökleri hep bu iki ülkeye dayanır. Ayrıca nüfusun Latinler ve Avrupalılar’dan oluşması Uruguay’da yaşamayı benzersiz kılar.

Muhakkak gitmelisiniz: Colonia del Sacramento

Ülkenin güneybatısındaki başkent Montevideo’ya 177 km. uzaklıktaki Colonia del Sacramento, Portekiz ve İspanyol sömürge yıllarının kalıntıları ve yaşam tarzlarının muhteşem karışımı nedeni ile kültürel miras olarak kabul edilmiştir. Buenos Aires’in önünde, Río de la Plata nehrinden sadece 50 km ile ayrılmış bu tarihi şehir Portekiz ve İspanyollar arasında sürekli tartışma yaratacak bir konumdadır.

Şehrin, militarist geleneği hatırlatan dar sokakları vardır. İspanyollar ve Portekizler arasında yapılan Tordesillas Antlaşması ile İspanya’ya ve Portekiz’e ait olan Güney Amerika toprakları, bölgeyi ikiye bölmüştür. Genişlemeyi sürdüren Portekiz’e nazaran, İspanya büyüme konusunda daha durağandır. Ancak, Colonia del Sacramento’da işler antlaşmaya uygun olarak gitmedi, buradaki arazilerdeki anlaşmazlık devam etti. 20 – 28 Ocak  1680  tarihleri ​​arasında Portekizli Manuel Lobo, Uruguay’ın ilk ve daha antik kenti olan “la nova Colonia do Santissimo Sacramento”yu kurdu.

Portekiz’in genişleme politikasına karşı bir hareket olarak İspanya, Arjantin, Perú ve Paraguay’dan yardım talep etti, birkaç ay hazırlık yaptıktan sonra 7 Ağustos 1680’de İspanyollar Colonia’yı istila etti. Ancak savaş bitmedi, 1681’de Portekiz, Colonia’nın onlara  ait olduğunu bildiren bir belge imzaladı. 1705 yılında İspanyollar tekrar Colonia’yı ele geçirdi ve bazı çatışmalardan sonra Colonia, son kez İspanyollar tarafından işgal edildi. Dolayısıyla, Uruguay’a ait tüm araziler İspanya’ya ait, bu arada Colonia’nın Portekizce ismi Rio Grande. 1995 yılında Colonia del Sacramento’nun 12 hektarlık bölümden oluşan tarihi bölgesi UNESCO tarafından insanlık mirası olarak adlandırılmıştır.

Buenos Aires’ten Colonia’ya giden tek yol

Günümüzde Buenos Aires’ten Colonia’ya yolculuk bir gemi ile yapılmaktadır. Buenos Aires ile Colonia arasındaki tek yol budur ve sıklıkla seferler düzenlenmektedir. Bu da Colonia’ya Buenos Aires’ten gelen turist sayısında büyük bir artış sağlamakta. Colonia’ya gelmek isteyenler herhangi bir sezonu beklemek zorunda değildir.

Futbol… Futbol… Futbol…

Uruguaylılar futbola karşı tutku doludur. İlk dünya kupası, 1930 yılında Uruguay’ın başkenti Montevideo’da bulunan Uruguay’ın en popüler stadyumu “Estadio Centenario”da oynandı. Uruguay, dünya kupasında ilk ülke oldu ve ayrıca 1950’de tüm Uruguay’lıların “El Maracanazo” olarak bilinen maçında Brezilya’da Dünya Kupası’nı kucakladı. Ayrıca toplamda aldığı 15 Kupa ile Arjantin ve Brezilya’dan fazla kupaya sahip bir ülke! Dünyanın dört bir yanında insanlar “Sadece 3 milyon insanın yaşadığı Uruguay’da nasıl Luis Suarez veya Edinson Cavani gibi harika futbolcular çıkıyor?” diye soruyor. Kendi ülkem ve benimle aynı ülkede olan bu muhteşem insanlar için gururlanmakla birlikte size sırrını vereyim: Cevabı şöyle, iş, motivasyon ve “garra charrúa” dir. Uruguay’da çocuklar erken yaşta, bebekken futbola başlarlar, ebeveynleri çocukları için büyük çabalar sarf eder ve her çocuğa güçlü bir motivasyon kaynağı sunar.

Uruguay Kıyısı

Uruguay’ın 600 km. uzunluğunda muhteşem bir sahili ve çok güzel kumsalları vardır. Bu kumsalların bir kısmı “Río de la Plata” nehrinde, diğer kısmı ise Atlantik Okyanusu’nda bulunmaktadır. Ben, özellikle Punta del Este ve Cabo Polonio hakkında konuşmayı seçtim ama ülkem diye söylemiyorum, başka kumsallar da var ve hepsi harika.

Punta del Este Güney Amerika Miami’si

Punta del Este, Uruguay’ın en özel sahil şeritlerinden birisi. Miami ile karşılaştırıldığı için, Güney Amerika’nın Miami’si denilen şehir, öncelikli olarak yüzme için ideal sahillere sahiptir. “Playa mansa” (sessiz plaj) ve sörf yapmak isteyenler için ideal “Playa brava” (güçlü plaj) isimli plajlarını çevreleyen uçsuz bucaksız okyanus eşliğinde kendinizi harika hissedebilirsiniz. Arjantin ve Brezilya’ya gelen turistlerin kaçtıkları bir bölgedir burası. İnsanların bu kumsalı tercih etmesindeki en önemli neden, güvenliği. Arjantin ve Brezilya’nın tersine burada sokaklarda yürüyebilir, gece plaja gelip denize girebilirsiniz. Punta del Este’ye gidenler kendi zevklerine göre şekillenen bu şehri “vazgeçilmez” olarak yorumlarlar. Lüks alışveriş merkezleri, çeşitli eğlence yerleri, sanat galerileri yanı sıra ilginç bir gece hayatına da sahiptir. Sadece aileler veya çiftler değil, yalnız gezginlerin de uğrak yeridir.

Casapueblo

1960 yılında inşaatına başlanan ve Punta del Este’ye 13 km. Uzaklıktaki Casapueblo, bir sanat eseri. Bu bölgenin tamamlanması için Uruguaylı sanatçı Carlos Páez Vilaró, 36 yıl boyunca çalışmıştır. Nefis Atlantik Okyanusu’na bakan 13 katlı yapı, yıllar geçtikçe turistler arasında popülerleşti ve “Latin Amerika’nın Santorini’si” adını aldı. Günümüzde Casapueblo müze ve otel olarak hizmet vermektedir. Burayı gün batımında ziyaret etmeli ve her gün yapılan güneş törenlerine katılmalısınız.

Cabo Polonio Uruguay’da en sakin yer

Cabo Polonio, Rocha bölümünde yer alan bir deniz kenarı olup, deniz aslanlarının olduğu adalara yakındır. Sakin tatiller arayan ve %100 rahatlamak isteyenler için ideal bir yer olan bölge, elektrik ve diğer teknolojik kolaylıklara oldukça uzak küçük renkli mekanların bulunduğu bir yer. Bölgenin korunması için araç trafiğine izin verilmiyor. Cabo Polonio’da çevre benzersizdir, en az bir kez ziyaret edilmesi gereken bir yerdir, XXI. Yüzyılda ışıksız, elektriksiz, internetsiz, musluk olmayan bir yeri hayal edebiliyor musunuz? Hayal etmeyin, Cabo Polonio’ya gelin. Teknolojinin ve yaşama kolaylıklarının bulunmadığı bu bölgede sadece doğayla bağlantı var. Gün içinde kumsalların ve geceleri de muhteşem yıldızların keyfini çıkarmak için bile gelmeli,görmeli.

Cruise sezonu

Uruguay’ı ziyaret eden yolcuların çoğu Montevideo’ya veya Punta del Este’ye varıyor. Sıcak sezonu ilkbaharda başlar. Ekim sonundan Mart sonunda başlayan sonbahara dek devam eder. Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Uruguay, 2018 yılında 165 yolcu gemisiyle gelecek 300 bin yolcu bekliyor.

Ziyaret etmek için en iyi zaman

Aralık ve Mart ayları arası Uruguay’da en iyi sezon olarak kabul ediliyor.  Gündüz sıcaklık 25 – 35 derece, gece ise 15 – 20 derece arasında değişiyor. Uruguay’ın Ocak sonundan başlayarak Şubat ayının son haftasında biten yaklaşık 35 günlük bir karnavalı vardır. bu nedenle, Uruguay’a geliş için Ocak ve Şubat aylarını seçerseniz bu sizin için en iyisi olacak!