PEKCAN TÜRKEŞ’LE KARAYİPLER

KARAYİPLER’DE BİR BÜYÜK TÜRK ADASI:

GRAND TURK

Gözlerinizi birkaç saniyeliğine kapatın. Yüzer lüks bir otelde dünyanın en güzel denizine, Karayip Denizi’ne yolculuk ettiğinizi hayâl edin.

Cruise olarak lanse edilen kruvaziyer yolculuğunun en önemli avantajı yol yorgunluğunun olmamasıdır. Gemi siz uyurken yol alacağından, odanızda dinlenip sabah keşfedilmemiş bir limanda güzel bir kahvaltıyla güne başlıyorsunuz. Geceleri de gemi seyir halinde olduğu için bu tip yolculuklarda kısa bir zaman dilimi içinde 5-6 ülke görmek mümkün. Benim gibi Cruise yolculuğuna birkaç sefer katılırsanız tiryakisi olursunuz.

DOĞU KARAYİP DENİZİNE SEYAHAT

Tura ilk kez katılmama rağmen, tur şirketindeki kadim dostlarım, profesyonel tur rehberi olmam nedeniyle bu işin üstesinden geleceğimi söyleyerek rehberliği bana verdi. Küçük turist grubumla birlikte gemiye adım attık. Turistik destinasyonumuz Bahamalar, Puerto Rico, St.Thomas, San Juan ve son olarak da Turks ve Caicos Adalarının başkenti Grand Turk idi.

Yıllar önce profesyonel turist rehberi olarak Dünya’da Türk adlı yerleşim birimlerini araştırırken bir turizm broşüründe Karayip Denizi’ndeki “Grand Türk (Büyük Türk)” ismine rastlamıştım. “Çok okuyan mı çok gezen mi bilir?” sorusuna halkımızın verdiği isabetli cevap gereğince çok gezen bendeniz Modern Evliya Çelebi, bu kez rotamı Batı Hint Adaları da denilen Karayip Adaları’na çevirdim.

Karayipler’i yeniden keşfetmek istiyorsanız eğer Kristof Kolomb gibi açılacaksınız, bu sefer Karayipler’in güneşini, turkuaz rengi denizini ve beyaz kum sahillerini keşfedeceksiniz. Cennette yaşadığınızı hissedeceksiniz. Kristof Kolomb Karayipler’i keşfederken turistik yönünü düşünmedi belki ama, günümüzde turistik yönü ağır bastığı için keşifler artık farklı gözle görülüyor…

KARAYİP KORSANLARI

Keşifleriniz sırasında kıyılarda gemi enkazlarına da rastlamak mümkün. Tüple dalış yapmayı seviyorsanız işte size batık gemilere ulaşma fırsatı… Belki Johnny Depp ve adamlarının, “Karayip Korsanları” filmlerinden batırdıkları gemi enkazlarına da rastlarsınız… “Karayip Korsanları” filmlerinde Karayiplerin hep kara yüzünü gördük. Korsan savaşlarını izledik… Bir de size cennet misali yüzünü anlatalım. İster macera ve heyecan arayın, isterseniz sadece keyifli bir şekilde dinlenmek isteyin, hepsini Karayipler’de görmek mümkün…

Yıl boyu güneş ışınları, egzotik vahşi yaşam, nefes kesici manzaralar ve adaların canlı külbeyaz kumları, masmavi bir deniz ve gözün alabildiği en son noktada uzaklardan bize göz kırpan lüks yatların yer aldığı bu adada binlerce değişik tonda, henüz tanışılmamış yepyeni bir hayatın müjdecisi renk var.

O cennet mavisi denizden çıkıp, bembeyaz kumlara basarak tüm elektriğimizi attıktan sonra, yeşilin tam da can aldığı tondaki ağaçların altına yarı ıslak uzanmak yaşadığınızı hatırlatır size…

BAMBAŞKA BİR TUTKUDUR DENİZ. AŞKTIR, HEYECANDIR.

İlk gece Miami’dan ayrılıp Bahamalar’da seyrederken deniz dalgalıydı. Ben dâhil birkaç yolcu resepsiyondan deniz tutmasına karşı ücretsiz tablet aldık. Deniz yolculuklarında, kişinin kendini olabildiğince gevşek bırakması, güvertede ufuk çizgisine bakmadan dolaşması yararlı olabilir. Sık aralıklarla az yemek yemek, ağızda ufak buz parçaları eritmek, soğuk içecekler içmek, deniz tutmasını hafifletebiliyor. Eğer alkol alıyorsanız, hafif alkollü soğuk içecekleri tercih edin.

O gece dalgalı denizi seyrederken Anemon Yayınevi’nin yayınladığı “Deniz Hikâyeleri” adlı kitabımın arka kapağında yazanı birebir yaşıyorum: “Bambaşka bir tutkudur deniz. Aşktır, heyecandır, korkudur. Bilinmeyene yolculuktur… Her yolculuk ayrı bir serüven ve her serüven ayrı bir öyküdür deniz tutkunları için. Bir çok hikâye yazılmıştır deniz üzerine. Her hikâye bambaşka dünyalara götürür sevdalıları.”

BAHAMA ADALARININ BAŞKENTİ NASSAU

2.Gün Bahama Adaları’nın başkenti Nassau’ya geldik.1718`de koloni olan Nassau’da Britanya etkisi çok belirgin.Dünyanın en popüler liman kenti olan Nassau, Bahamalar’ın en büyük adası olmasının yanı sıra turizm açısından da en parlak üne sahip. Casinolarıyla da dünya çapında popüler olan bölge, endüstri ve ekonomi yönünden de gelişmiş.

Uluslararası ihtişam ve tropik rahatlığın kendine özgü bir karışımını sunan bu kentte yolcular, dolmuş taksilerle bizim Büyükada’ya yaptığımız fayton turunda olduğu gibi adanın üst kısmına çıkıp bir süre muhteşem manzarayı seyrettikten sonra aşağıya dönüyorlar. Gemide kalmak isteyenler ise güneşlenip havuza giriyorlar.

Yolculardan bazıları eşsiz manzarası olan Queen’s Staircase’den Fincastle Kale’sine tırmandı. Şubat ayı olmasina rağmen deniz suyu sıcaklığı 25 dereceydi. Tura katılanların bazıları da şnorkelle dalış için ideal bir yer olan Paradise Island’a gittiler.

Kruvaziyerde iki küçük bir de büyük tiyatro salonu var. Muhteşem animasyonlar seyrettik. Bu yüzen şehirde akşamları “piyasa” tabir ettiğimiz yürüyüşleri yaptığımızı da ilave etmeliyim.

KAPTANIN GALASI

Akşam yemeğini “A la kart” restoranda yedik. İlk gece Bir lounge’da Hollywood starlarından animasyon ekibinin müzikleri eşliğinde güzel dakikalar geçirdik. Bu arada Oscar Kokteyleri James Bond ile “Votka Martini”, Marylin Monroe ile “Manhattan”, Julia Roberts ile “Margarita”, Godfather 2’deki John Gazele ile “Banana Daiquri” içkileri içildi.

O akşam yapılı saçlar, uzun tuvaletlerle zarif hanımlar ve smokinler içinde kibar beyler “Kaptan’ın Galası”na geldiler. Venezuella, El Salvador, Guatemela, Uruguay, Küba, Brezilya , Arjantin, İtalya, Romanya, Ukrayna ve İsrail (Güvenlik Şefi) uyruklu gemi personeli galada yerlerini aldılar.

TOKYO’YU BOMBALAYAN MEVLEVİ DERVİŞ İSİMLİ UÇAK

Gemimiz geceleri yol alıp, sabah saatlerinde gidilecek limana varıyor. Yüzen lüks otel gemimizde her türlü aktiviteden yararlanabiliyoruz. Tiyatrodaki müzikal showdan sonra Mevlevi bir Amerikalıyla tanıştım, barıştan söz etti. “Peace Corps” barış gönüllülerinden. Doğu’daki okullarda İngilizce ders verenlerden biri. Barıştan ve Mevlana’dan söz edince kendisine şunu söyledim: “1942’de Tokyo’yu bombalayan 7 ABD uçağından birinde Whirling Dervish Semazen yazıyordu.” Şaşırdı. Fikrinin zikrinin bir olması, mümin münafık kavramlarından söz ettik. Sonra Camel Club Casinosundaki para yutmaya hazır bir vaziyette bizi bekleyen rulet makinaları ve bingoların bulunduğu bölüme gittik.

ZENGİN LİMAN PORTO RİKO

Bu gün Karayipler’in en küçük adası Porto Riko’dayız. İspanyolca zengin liman anlamına gelen Porto Riko, ABD’ye bağlı, içişlerinde bağımsız özerk bir bölge. Ülkenin başkenti San Juan güzel, temiz, bakımlı ve oldukça iyi korunmuş bir şehir. Kentin eski bölümü sanki her gün boyanıp, tamir ediliyormuş hissi yaratıyor insanda. Binalar canlı ve her çeşit renkle boyanmış durumda. ABD’nin 1898 yılında İspanya’dan aldığı Porto Riko vatandaşları, 1917 yılından bu yana doğrudan ABD vatandaşı sayılıyor. Haziran 2017’de gerçekleştirilen halk oylamasına katılanların yüzde 97,2’si adanın ABD’nin 51. eyaleti olması yönünde oy kullandı.

ST.THOMAS’IN KRİSTAL BERRAKLIĞINDAKİ DENİZİ

4.Gün sabah erken kalkarak geminin limana girişini ve güneşin doğuşunu seyrederek kahvaltı yaptık. Kahvaltı sonrası St.Thomas’ın kristal berraklığındaki suları ile tanıştık. Bu büyüleyici Karayip adası gümrüksüz alışveriş imkânları ile de ün kazanmıştır. İçkilerden, porselen ve kristallere kadar her şeyde gümrüksüz ve uygun fiyatlarla alışveriş yaptık. St. Thomas Limanı’nın nefes kesici manzarasını görmek için teleferik (Skyline Drive) gezisine katıldık.

KOLOMB’UN “YENİ DÜNYA” SEYAHATİNİN İLK DURAĞI: GRAND TURK

5.Gün nihayet Grand Turk Adasına geldik. Grand Turk Adası, Turks ve Caicos adaları başkenti Cockburn Town’ın üzerinde bulunduğu ada. Ülkenin resmi dili İngilizce, resmi parası ise Amerikan Doları.

Atlantik Okyanusu Doğu Karayip Denizindeki destinasyonumuz iki tropik ada grubundan oluşuyor: Turks ve Caicos. Büyük ada grubu Caicos, küçüğü Turks. Her ikisi de İngiltere’ye bağlı. Masmavi denizi, sualtı zenginlikleri, lüks otelleri, göz alıcı bitki örtüsüyle doğa sever turistleri, balayı çiftlerini çeken adalar, aynı zamanda paravan şirketlerle kara para aklama cenneti.

Türkiye’den binlerce kilometre uzaklıkta Atlantik Okyanusunda Türk, üstelik “Büyük Türk” adını taşıyan bir yerde Türk’lüğümle gurur duydum. Kristof Kolomb “Yeni Dünya” seyahatinin ilk ayağı olarak Grand Turk’e 1492 de ayak basmış. 500 sene sonra da Amerikalı astronot John Glen uzay aracından denize indiğinde Grand Turk’ü keşfetmiş.

TİŞÖRTÜMDEKİ 1492 SAYISI VE KERTENKELE

Grand Turk sahilinde ilk karşılaştığım tişört ve şapka satan seyyar satıcıya gayet safiyane şöyle dedim: “Ben sizin hemşerinizim. Türk’üm. Türkiye’den geliyorum”. Adam sırıtarak: “Alışveriş yap ki hemşeri olduğumuza karar vereyim” dedi. Tabii biz de hemşeriliğimizi gösterip pazarlık yapmadan tişört ve şapka aldık. Satın aldığımız tişörtlerin ve şapkaların üzerinde 1492 sayısı ve İguana sembolü var. Bu yörede nesli tükenmekte olan kaya iguanaları 9 harfinin içine sıkıştırılmış olarak konulmuş.1492 rakamı ise Amerikanın keşfedildiği tarihtir. Hindistan’a batıdan ulaşma çabasıyla yola çıkan İtalyan kaşif Kristof Kolomb, 1492 yılında sadece yerlilerin yaşadığı bu kıtaya ayak bastığında bir Doğu Asya adasına vardığını sanmıştı. Aslında ayak bastığı ada Grand Turk’ün bulunduğu Bahama Adalarından biriydi.

30 bin nüfuslu 40 adadan oluşan Turk ve Caicos Adaları’nda yaşayanlarının yarıdan fazlasını Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nden gelen insanlar oluşturmaktadır. Bu, adadaki turizm sektöründeki iş hacminin fazlalığından dolayı olmakta. Bu ada ülkesine yapılan turizm endüstrisi yatırımlarının büyük bir bölümü Kanada, ABD ve Avrupa’dan gelmektedir.

TRAFİK SOLDAN

Kruvaziyerimiz limana yanaşmadan önce yapılacak turlar ile ilgili olarak, kamaradaki TV ve girişteki ilan panosu aracılığı ile yolcular bilgilendiriliyor. Sizi bekleyen minibüslerle şehri gezeceksiniz. İsteyen, sırada bekleyen taksilerle pazarlık yapıp şoförün rehberliğinde adayı gezebiliyor. Ayrıca adada araba kiralayabiliyorsunuz. Ancak İngiltere’ye bağlı olduğu için trafiğin soldan olduğunu da unutmayın.

Özellikle sömürge döneminden kalan birbirinden zarif yapılar ve doğal güzellikler el ele vermiş adayı süslüyor. İki kat üzerine inşa edilmiş 150 yıllık bir binada Turks ve Caicos Ulusal Müzesi var.

1852 senesinde İngiltere’den parçalar halinde getirilerek burada birleştirilen Grand Turk Deniz Feneri de turistler için ilginç bir yer. Fener ülkenin tarihi eserler listesine dâhil edilmiş ve İngilizlerin dünyaca ünlü National Trust kuruluşu tarafından da koruma altına alınmış.

Adanın sokaklarında at, eşek taşıma aracı olarak kullanılıyor. Grand Turk spor ve dans yarışmaları ile de ünlü.

ASTRONOT JOHN GLEN’İN UZAY KAPSÜLÜ GRAND TURK’TE SERGİLENİYOR

Dünya Yörüngesini tamamlayan ilk Amerikalı Astronot John Glenn’in uzay kapsülü Grand Turk Adası’nda sergileniyor. Malûm olduğu üzere Glenn, “Friendship 7” adlı kapsülüyle 20 Şubat 1962’de 5 saat içinde Dünya’nın yörüngesini 3 kez tamamladıktan sonra adanın birkaç kilometre uzağına iniş yapmıştı. İşte bu kapsül, Grand Turk Adasına gelen yolcuların ziyareti için limanın girişine konmuş.

Adadaki butik otellerden biri de Grand Turk Inn. 150 yıllık bir manastır restore edilerek 2005 yılında turizme açılan Grand Turk Inn’de palmiye ağaçlarının altında hamakta dinlenilebilecek konaklama noktalarından biri. Muhteşem kumsallarıyla ünlü Providenciales (Provo) plajlarının en tanınmışı Grace Bay. Denizi kristal berraklığında. Yanıbaşındaki bembeyaz kumsal yaklaşık 20 kilometre uzunluğunda. Tarihten hoşlananlar için Cheshire Hall ve Richmond Hill görülmesi gereken yerler arasında olmalı. Cheshire Hall size 200 yıllık bir tarihe dokunma ve pamuk tarlaları ile kölelerin hikâyesini dinleme fırsatı sunuyor. Dünyadaki tek kabuklu deniz hayvanları üretim çiftliği de burada.

TUZ PARASI SALARİUM

Grand Turk;adaların en önemli tarihi noktalarından biri. 18. ve 19. yüzyıldan kalma Bermuda stili mimari yapısını süsleyen evlerin bulunduğu yerde tuz yatakları da var. Tuz ticareti adanın zenginleşmesine neden olunca 18. yüzyıl sonunda Bahamalar’ın yönetimine giren adalar, 19. yüzyılda Jamaika’ya bağlanmış.

Ülkenin bayrağında “İgloo” Kardan ev görüntüsü bulunuyor. Bunun nedeni de tuz yığınını igloo şeklinde çizilmiş olmasından kaynaklanıyor. Tuzun insan hayatındaki önemli bir yeri olduğunu belirten büyük tabelada şunlar yazılı: İncil’de 36 defa salt (tuz) kelimesi Shakespear’in oyunları’nda ise 67 defa geçmektedir. Hatta İngilizce’de salary (ücret) kelimesi de Latince Salarium (tuza yatırılan para) kelimesinden gelmektedir. Zira Romalı askerlerin ödediği tuz parası salarium ‘dur. Tuz göletlerinin bulunduğu yerde hayatınızın tadı, tuzu, bereketi eksik olmasın dileğiyle pembe flamingoları ve göçmen kuşları seyrederken sevdiğiniz insana şu cümleyi fısıldamayı da ihmal etmeyin: …”Sevmek saçak altına sığınan göçmen kuşun kar tanecikleri arasında uçuşan beyaz tüyünü görmektir.” Pek sıcak kanlı insanları var bu ülkenin. Eğlenmeyi, gezip tozmayı, dans etmeyi çok seviyorlar. Kendi aralarında konuştukları İngilizceyi anlamak zor olabiliyor bazen.

KAKTÜS,FES VE TÜRK

Bu Seyahat boyunca dünyanın diğer ucunda yer alan Grand Turk’ün neden Büyük Türk adını taşıdığını merak ettim. Kristof Kolomb, 1492 yılında sadece yerlilerin yaşadığı bu kıtaya ayak bastığında bir Doğu Asya adasına vardığını sanmıştı. Aslında ayak bastığı ada Grand Turk’ün bulunduğu Bahama Adaları’ndan biriydi. Her ne kadar ansiklopediler buraya Türk denilmesinin sebebini Adada bulunan bir çeşit kaktüsün (Melocactus) üst kısmının fese benzemesinden dolayı denilmişse de burada tarihi bir yanlışlık var. Biz Türkler fesi Sultan 2. Mahmut döneminde ilk defa tanıdık. Oysa Türk sözcüğü daha 15. yüzyılda geçiyordu. 19. yüzyılda Osmanlı sarayında Avrupalı gibi giyinme modası baş gösterdi. Daha sonra bu moda ilim adamlarına ve halka yayıldı ancak Avrupa usulü şapkaların namaz kılarken zorluk çıkarmaları, sipersiz bir şapka kullanımını gerekli kılmıştı. Bunun üzerine Kaptan-ı Derya Koca Hüsrev Paşa, Fas’dan “Fes”leri getirmiştir. Dolayısıyla 2.Mahmud’un fermanı üzerine imparatorluğun resmi şapkası olan “Fes”in biz Türklerle ilişkisi 19.yüzyılda kurulur.

GRAND TURK MUHTEŞEM SÜLEYMAN

16. ve 17. Yüzyıllarda Osmanlı Denizcileri’nin Akdeniz ve Atlantik’e yelken açarak bu sularda büyük korsanlık faaliyetleri yaptıkları bilinmektedir.

Karayip Denizindeki bu bölgenin Kristof Kolomb’dan 25 yıl önce Türkler tarafından keşfedilerek ele geçirildiği ve Başkenti Grand Turk’ün adının da -Adaya Türk Denizcileri’nin gelmesinden sonra- batılılar tarafından “Büyük Türk, Grand Senior, Muhteşem Süleyman” adlarıyla anılan Kanuni Sultan Süleyman’dan alındığı sanılmaktadır.

İspanyol gemisi San Agustin, 1596 Küba- Havana’ya geldiğinde mürettebatın yarıya yakını Müslümanmış. Bir başka dikkatimi çeken husus: Adanın ismi Turks (Türkler) ve Caicos (Kayıklar) Fransızlar bile buraya çoğul ekiyle ‘Les îles turques-et-caïques’ (Türkler ve Kayıklar) Adası diyor. Esasen Türk kelimesi ilk olarak 1688’de çizilmiş bir haritada da geçtiği için Fesle bir bağlantının düşünülmemesi gerekir.

KRİSTOF KOLOMB VE MEZQUİTA

Amerika’yı keşfeden Kristof Kolomb, hazırladığı haritada Karayip Denizinde bugünkü Küba’nın bulunduğu bölgede bir yeri “Mezquita” diye işaretlemiştir. Bu kelimenin Türkçe’deki karşılığı “Mescit-Camii”dir. Daha sonra Piri Reis’in Kolomb’un haritasını inceleyerek meydana getirdiği Haritada da “Mescit” görülür. Bu da “Karayip Adaları”nın Kolomb’dan önce Piri Reis ve diğer Müslüman Türk denizcileri tarafından 15. Yüzyıldan beri biliniyordu” iddiamı güçlendirmektedir.

GRAND TURK ADASININ MENŞEİ İDDİAMI DIŞİŞLERİ BAKANINA NİHAYET ANLATABİLDİM

Bendeniz her fırsatta bu tarihi yanlışlığı düzeltmek için azamî gayret sarfederken; Türkiye dönüşünde, Avrupa Birliği eski Bakanı ve şimdiki Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile karşılaştım. “Olacak O Kadar” isimli televizyon programındaki “Yusuf Yusuf Usta” tiplemesiyle tanındığım o dönemlerde Mevlüt Bey, lise eğitimi sıralarında tiyatro çalışmalarından söz edince, ben de seyahat yazılarımdan bahsettim. Bir ara mevzuyu Grand Türk Adası’na getirdim. London School of Economics’te “Çevre Ekonomisi ve Sürdürülebilir Kalkınma” üzerine doktora yapmış Bakanımız konuyu hemen anladı. Baş Danışmanına benimle ilgilenmesi talimatını verdi.

Dünyanın birçok yerini dolaşarak gezi yazıları kaleme aldığımı belirtip, gezilerim sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışında yaptıklarını takdirle izlediğimi dile getirdim.Özellikle Türk Hava Yolları ile gurur duyulması gerektiğini ifade ettim. Çavuşoğlu ise Türkiye’nin TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) aracılığıyla yurt dışında önemli hizmetlerde bulunduğunu hatırlatarak, “Türkiye Cumhuriyeti olarak dünyanın birçok yerinde varız, bundan sonra da olacağız” dedi.

GRAND TURK’DEN AYRILIŞ

Grand Turk’den ayrılırken son notlarımı da kayda geçirdim:

Gökyüzünden ufka doğru uzanan bembeyaz bulutlar, Tanrı’nın yukarılarda bir yerde olduğunu ve cennetinin bize çok daha yakında olduğunu anlatır. Yüzünüzü yalayan her tatlı esintide martılar, çocuksu çığlıkları ile Kraliçe’den bağımsızlığını ve bu özgürlük uğruna her daim savaşmaya hazır olduklarını haykırırlar birbirleri ile oynaşırken.

Sabah, cennete açılan o mavi kapının üzerinde bir tekne bekler sizi. Ufka doğru kanat çırpan bir kuş gibi süzülürsünüz mavi ve beyazın ortasında… Bazen bir turkuaz, bazen de gri. Renkten renge bürünür size sevgisini sunmak istercesine…

Tanrının yarattığı tüm canlılar o cam mavisinin ve renk cümbüşünün altında dans eder…

DENİZE OLAN AŞK TARİF EDİLEMEZ

Denizle olan dansınız başlıyor işte o anda sizin de… Yüreğinizdeki duygular öyle coşar ki dile gelir hepsi birden. Şair olur şiirler dizersiniz. Yazar olur sayfalarca denizi anlatırsınız. Ama bir türlü tarifini yapamazsınız aşık olduğunuz denize… Ona kavuşma heyecanının, ondan ayrılma kabusuna dönüşmesi kaplar artık yavaş yavaş benliğinizi… Herkesten uzak, cennet sessizliğinde bir denizin ortasında balıkların en güzelinin sonuncusunu yedikten sonra başlar geriye yolculuk. Karaya yaklaştığınızda, içinizi bir hüzün kaplar. Mavi düşlerinizden uyanmanın, yolculuk boyunca gördüğünüz o tatlı rüyaların sona ermesinin ızdırabını duyarsınız. Bir deniz yolculuğunun daha sonuna geldiğinizde, karadaki yolculuğunuz başlayacaktır. Ama siz karaya ayak basmadan gideceğiniz başka bir deniz yolculuğunun hayâlini kurmaya başlarsınız. Bir çocukluk coşkusuyla bırakırsınız vücudunuzu mavi sulara… Attığınız her kulaçta yeni bir deniz serüveni vardır aklınızda…

Bir sonraki deniz serüveninde başka bir limanda, yeni bir kentte buluşmak üzere bu Tropikal iklime, bu güzel mavi yolculuğa “Hoşca Kal” diyoruz.

  • Bayrağında Badminton topu bulunan tek ülkedir .

 

  • 40 dolara açık büfe ıstakoz yiyebileceğiniz yer.

 

  • Belçika-Liege-Faymonville bir Türk köyü. Bu köyün tipik özelliği sakinlerinin Türklerle doğrudan hiçbir ilişkisinin olmamasıdır. Köy halkına Türk denmesine ilişkin çeşitli rivayetler var. En önemlisi köy halkının Osmanlılara karşı yapılacak Haçlı Seferi’ne katılmayı reddetmesi. Rivayeti bir tarafa bırakalım asıl önemli gerçeğe gelelim: II. Dünya Savaşı sırasında Belçika’yı istila eden Naziler, köydeki Türk bayraklarını görünce köye hiçbir zarar vermeden geri çekilmiş.

 

  • Grand Turk aynı zamanda paravan şirketlere kara para aklama cenneti olarak bilinir.

 

  • Adanın amblemi 1492 ve Kertenkele. Nitekim hediyelik eşyaların üzerinde 1492 sayısı da var. Ancak 9 rakamı Kertenkele ile ifade edilmiş.

 

  • Adalar grubu, Jamaika ve Bahamalar gibi eski bir İngiliz kolonisi. 1973 yılından beri iç işlerinde serbest ama dış işlerinde İngiltere’ye bağımlı bir yönetime sahip durumda. Ülkenin başı Kraliçe Elizabeth. Baş yöneticisi de bir İngiliz valisi. Ama öz yönetimlerinde başbakan, hükümet ve meclis var.
  • Son günlerde turizm ile Grand Turk ekonomik bir patlama yapıyor. O kadar ki, komşu ülkelerden (Jamaika, Haiti, hatta Meksika’dan) buraya göç edenler var.

 

  • Turizmin yanı sıra başlıca gelir kaynağı balıkçılık ve meyvecilik. Ama yeni bir gelir kaynağı da finans hizmetleri. Tıpkı Grand Cayman gibi, burası da, vergisiz, serbest bir piyasa olma çabasında 500 yabancı bankaya ev sahipliği yapan zengin bir ada.

 

  • Turist buraya denizi, kumsalı ve de deniz dibi “scuba” serüveni için geliyor. Hem de yıl boyunca. Çünkü burada kış veya başka bir mevsim yok. Hele kış ortasında soğuk ülkelerden (Kanada ve ABD) gelenler için burası tam bir cennet adası.

 

  • Turistlere cazip gelen diğer bir husus da “duty-free” alışveriş. Grand Turk’te liman bölgesi kıymetli taşlar başta olmak üzere ziynet eşyası satan dükkânlarla dolu.

 

  • Kızıl Deniz-Sharm-El Sheik’de olduğu gibi burada da Dünyanın en uzun mercan kayalıkları bulunuyor. Tabii Dalma Sporu da bir hayli gelişmiş bu adalarda.

 

  • Ağustostan ocak ayına kadar yılın en sıcak ve yağışlı günlerini yaşayan adaları görmek için uygun zaman Şubat-Mart ayları.