MANILA FİLİPİNLER

Filipinler, resmi adıyla Filipinler Cumhuriyeti  güzel kıta Asya’nın Güneydoğu’sunda bulunur. 7000’ den fazla ada ve adacıkla tam  bir adalar cennetidir ama bütün adaların tatil cenneti olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü adalardan  4000 tanesinin henüz ismi bile yoktur. 35 bin kilometre uzunluğunda kıyı şeridi hem çok girintili çıkıntılı hem de mercan kayalıklarıyla kaplı olduğundan gemilerin yanaşması bile pek mümkün olmaz. Ayrıca adalar volkanik olduğundan hayli engebelidir.

Limanına yanaşabildiğimiz ve bu güzel coğrafyanın  tadını her açıdan doyasıya çıkarabileceğimiz adalardan biri ve en büyüğü Luzon Adası’dır. Ülkenin başkenti ve en kalabalık şehri Manila bu adada bulunur.

 

Aslında Manila limanı yüzyıllardır dünya ticareti açısından önem taşımaktaymış. Çin, Japon, Hint, Malay ve Arap tüccarların karşılaştığı canlı bir ticaret limanı olan Manila 1571’e kadar Müslümanlar tarafından yönetilmiş. Luzon adasının batısında konumlanan Manila’ya Müslümanlarca ‘May Nilad’ ismi verilmiş. Çiçek açan su bitkilerinin yetiştiği yer anlamına gelen May Nilad zamanla Manila haline gelmiş.

 

1520’de Ferdinen Macellan’ın Filipin Adaları’nı keşfinden 51 yıl sonra Manila, İspanyol Lopez de Legazpi tarafından ele geçirilmiş. Lopez, Manila’yı koloni başkenti yapmış. Çin’le yaptığı ticaret sayesinde zenginleşen kent, İspanyol Amerikan savaşları sonucunda 1898’de Amerika’ya devredilmiş; bu devirden önce üç yüz yıl boyunca kente İspanyollar hakim olmuş. 2. Dünya Savaşı’nda Japonlar Luzon Adası’na saldırmış, şiddetli çarpışmalar sırasında Manila’nın büyük bölümü zarar görmüş. 1945’de Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden biri olmuş, 1946’da da bağımsızlığı tanınmış.

 

Bu kadar tarih bilgisi niye derseniz, gideceğiniz ülkede ki sosyal ve kültürel çeşitliliği ve yaşayanlar arasında ki ekonomik uçurumu görünce şok geçirmeyin diye… Ülkenin %80’den fazlası Katolik Hıristiyan ancak Müslüman halkın varlığı da belirgin. Ancak dini ne olursa olsun, zor hayat koşullarından dolayı ülkenin insanlarının hayata bakışı genellikle ortak. Hayatı biraz hafife, tiye alarak yaşamaya çalışan Filipinliler ekonomik ve fiziksel zorluklarla ancak bu şekilde başa çıkabiliyorlar kanımca… Bu dillerine bile yansımış, en çok kullandıkları deyim: “Its more fun in the Philippines” (Filipinler’de (her şey) daha eğlenceli …)

 

Dünyanın pek çok büyük şehri gibi Manila’da  da yaşam zaman zaman eziyete dönüşebiliyor. O yüzden Manila seyahatinizi 12 saatten kısa planlamanızı tavsiye etmem. Trafikte geçirilecek saatler kısa süreli bir tatil için can sıkıcı olabilir. Manila trafiğini şöyle tarif edebilirim, İstanbul’un 30 sene önceki yollarını bugünkü araç trafiğinde düşünün… En yoğun zamanlarda 10km. lik yolun bile 2-3 saatte alındığını Manila’da yaşayan herkes bilir ve bunu kabullenmiştir. Bu da çalışan kesim için günün  ortalama 5-6 saatinin yollarda geçmesi demek oluyor. Çünkü genellikle gelir düzeyi çok yüksek olmayan halk, şehrin mesela Taguig semtinin sonunda, lagünün içlerine doğru üst geçidin öbür tarafında oturup, üst geçidin bu tarafına çalışmaya geliyor. Lagün dedik diye o mahalleleri sahil şeridi veya  turistik sanmayın, fakir ve bakımsız mahalleler. Filipinlilerin yerleşim bölgelerinden oluşan diğer yaka pek turistik olmadığı gibi gece geç saatlerde tehlikeli bile olabilir.  Asgari ücretin üstünde maaş alan Filipinliler 4-5 kişi birleşip iş yerlerine yakın ev kiralasalar da bu evler sadece uyumak için kullanılıyor. Hafta sonları yine ailelerinin yanına daha uzak ve fakir semtlere gidiyorlar.

Atalarından devraldıkları meslekler olarak  denizcilik ve balıkçılığı devam ettiren halk için bir ev içinde  yaşamak  çok da şart değil anlaşılan… Evlerinden uzakta, Cruise’larda çalışan pek çok çalışkan ve güler yüzlü Filipinliler denizlerde, inanılmaz deniz ürünü yememizi sağlayan balıkçılarsa Filipinler’in her yerinde kolayca karşınıza çıkacaktır.

 

Manila’da da şiddetle önereceğim yerel yemek tabii ki deniz ürünü ve gideceğiniz yer SeaFood Market. Türkiye’de balık yemiş birisi Filipinler balığını beğenmeyebilir ama diğer deniz ürünleri dünyanın en iyilerinden diyebilirim. Pasai’ye gidip Maca Pagal’i bulmanız yeterli. Limana kadar uzanan standlardan taze deniz ürününüzü alıp, sağdaki restorantlara götürüyorsunuz. Garsona menüden ne şekilde pişirilmesini istediğinizi gösteriyorsunuz. Yanına sea food rice ve içecekle birlikte adam başı  her şey içinde ve pişirme parası dahil 80 TL ödeyip tıka basa doyana kadar güzel bir ziyafet çekebiliyorsunuz. Pazardaki standlardan almanız için tavsiyem, kilosunu 100 TL civarına alabileceğiniz king prawn olsun. Restoran için bir küçük bilgi, kişi sayısı arttıkça pişirmede fiyat daha uygun olacaktır, pazardaki standlarda ise pazarlık yapmayı sakın unutmayın!

Karnınızı doyurduktan sonra, biraz da eğlenelim derseniz, Sea Food Market’e çok yakın Mall of Asia adlı AVM’nin hemen yanında sabaha kadar açık kumarhane bulabilirsiniz. Alışveriş içinse Mall of Asia en zengin seçenek. Her katında ayrı bir temayla ilgili ürünleri bulabileceğiniz alışveriş merkezi Asya’nın en büyüklerinden.

Açıkhavada alışveriş yapmayı sevenlerdenseniz, BGS (Banifacio Global City) halk dilinde ‘The Fort’ a gidebilirsiniz. High Street ise daha lüks mağazaların yan yana dizildiği 20 dakikalık yürüyüş uzunluğunda trafiğe kapalı alan. High Street 28 ve 30 uncu Avenue  arasıdır ve 1st. Avenue’da golf sahasından başlar, 13th. Avenue ya kadar bütün sokakları keserek ilerler.

BGS ayrıca gece hayatının kalbinin attığı noktadır. Gece klüplerinin çoğunu orada bulabilirsiniz. Mesela içinde  beach club da olan ‘Valkyrie’ gibi. Ya da içinde üst katta lokantalar ve yeraltında ki gece klüpleriyle 3-4 katlı bir kompleks olan  ‘The 4th. Strip’. Gece klüplerinden bahsetmişken bir gizli bar (secret bar) tüyosu da vereyim. Aynı bölgede 26. Sokakta 7/Eleven’ın  içinde giriş kapısıyla kasa arasında iki bodyguard durur. Onları aşabilirseniz Filipinlerin gece hayatının gizli kapısından da geçmiş olursunuz.

Bu semt  Amerikan sömürgeliği dönemlerinin  getirisi olsa gerek, Amerika’dan getirilip oraya konulmuş gibi görünüyor. O yüzden de lüks ve eğlence arıyorsanız tam size göre. Bu söylediğimi gözlerinizle görmeniz için BGS’deki herhangi bir otel gökdelenin en üst katındaki bara çıkıp soğuk bir içecek eşliğinde Manila manzarası izlemeniz yeterli.

Eğlenceye Makati’de devam edelim. Makati Avenue’da General Luna sokakta (Royal Club gece klubü önü) müthiş Asya soslarıyla tatlandırılmış etleri barbekü çubuklarında yiyebilir, açık havada canlı müzik eşliğinde 2 birayla birlikte 15-20 tl. karşılığında hem karnınızı doyurup hem de güzel bir gece geçirebilirsiniz.

Ama illa yerel bir yemek yemeden bu ülkeyi terk etmem diyenlerdenseniz, yahni çorbası yani ‘Bulalo’  yemek için Manda Lu Yong semtinde RJ’s Bulalo ‘yu bulun derim. 24 saat açık!

Bu kadar eğlence yeter, biraz da tarih görelim isterseniz yerel halkın ‘Old Maynila’  dediği eski şehire gidebilirsiniz. Eski şehirdeki en önemli yapılardan birisi San Agustin kilisesi. Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alan Barok stili kilise 1571 yılında kurulmuş. İspanyol misyonerlerin kurduğu ilk kiliselerden sayılan yapının orijinali bambulardanmış ancak 2 kere yangında zarar görünce üçüncü kez bugünkü şekliyle taştan yapılmış.

Filipinler tarihi boyunca bir çok farklı ülkenin sömürgesi olmuş, zaman zaman da buna karşı çıkanlar olmuş elbette. Jose Rizal Filipinler’in bağımsızlık mücadelesi veren milli kahramanı. Kendisi bilim adamı, şair, akademisyen ve ulusalcı bir doktormuş. Birçok aktivist politikacı gibi İspanyol yönetim tarafından hapse atılmış ve 35 yaşında kurşunlanarak öldürülmüş. Bu kahramanın anısına yapılan heykeli, tarihi şehrin yönetim merkezinin bulunduğu İspanya’nın Uzakdoğu’da yer alan en eski kalesi  Fort Santiago’da bulabilirsiniz.

Manila’dan ayrılmadan mutlaka yapmanız gereken son şey, tarihi geziden yorulan vücudunuza birebir gelecek masaj! Şehrin her yerinde çok ucuza ve kaliteli masaj yaptırabilirsiniz. Elbette ki gittiğiniz yeri iyi araştırıp seçiniz. Bu konuda zorlanırsanız yapabileceğiniz en kolay ve garanti yöntem her şeyde olduğu gibi internet. Herhangi bir arama motoruna Philippines-Masaj-home service  yazarsanız karşınıza çıkacak seçeneklerin çokluğuna inanamayacaksınız.

Manila şehrinde nemli tropikal iklim etkilidir. Şehirde Aralık-Mayıs aylarında pek fazla yağış görülmez ancak Haziran-Ekim ayları oldukça yağışlı geçer. Tropikal bölgede konumlandığından hava sıcaklığı her zaman yüksektir. Yıllık ortalama 27-28 derecedir. Gitmek için uygun zaman, yağışın daha az olduğu Aralık-Mayıs ayları arasıdır.

 

İKLİM HOŞ – Ender HOŞ