CRUISE İLE ASYA TURU

Singapur’dan çıkan cruise yolculuklarında, Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanusu arasında kalmış Çin Denizi’ne kıyı bir çok limana uğrayarak muhteşem görüntüler yakalamaya, mistisizm ile yoğrulmaya hazır olun. Cruise rotası içinde yer alan ülkeler genellikle Japonya, Malezya, Vietnam, Tayland, Filipinler, Çin, Güney Kore, Katar, Endonezya, Kamboçya, Hong Kong. Bu eşsiz limanlardan sizler için derlediklerimizle başbaşa bırakalım sizi.

LANGKAWI-MALEZYA

Malezya’nın batı sahilinde, 99 adalı bir takımada. Langkawi’yi üç özelliği ile anlat deseler, turkuaz deniz, pırıl pırıl kumlar ve göz alabildiğine yeşil kaplı tepeler demeniz kâfi. Rüzgârda sallanan hindistancevizi ağaçları ve sizden sürekli bir şeyler yürütmeye meraklı maymunlar da bu görsel zenginliğe inanılmaz bir hareket katıyor. Langkawi’de gezmek isteyenlere öncelikle şu soruyu sormak gerekli: Nerede gezmek istersin, suyun altında mı üstünde mi yoksa gökyüzünde mi?

LANGKAWI SKY BRIDGE

Langkawi’nin en güzel manzaraları, ona en tepeden baktığınız yerdedir, yani gökyüzünde. Bunun için size önerimiz, Mat Cincang Dağı’nın üzerinde yaklaşık 125 metre uzunluğunda, 1.8 metre genişliğinde kavisli bir yaya köprüsü olan Langkawi Sky Bridge (Langkawi Gökyüzü Köprüsü). Bu köprüye teleferik ile ulaşılabiliyor. Deniz seviyesinden 700 metre yukarıda bulunan bu köprüden aşağıya bakmak büyük cesaret istiyor. Köprü için yolculuğa niyetlendiğinizde yanınıza kalın bir şeyler alın, yukarısı, özellikle teleferik yolculuğu biraz soğuk. Teleferik yolculuğu boyunca Telaga Tujuh Şelalesi ve yağmur ormanları manzaraları var.

DATARAN LANG

Langkawi’nin folklorik ismi, iki Malay kelimesinden gelmekte. “Helang” (kartal) ve “Kawi” (kırmızımsı kahve). Kırmızımsı kahve rengindeki kartal heykeli, ismini verdiği bu adanın sembolü. Meydandan bir çok yere yürüyerek ulaşabilirsiniz, özellikle gümrüksüz içecekler ve çikolatalar için bu bölgeden alışveriş yapabilirsiniz.

PULAU PAYAR MARINE PARK

Langkawi’ye cruise ile vardığınızda muhakkak yapmanız gereken bir etkinlik var, şnorkelle Pulau Payar Marine Park’ta bir dalış gerçekleştirmek. Ana adanın 30 kilometre güneyinde kalan bu park, en büyükleri Pulau payar olan dört adadan ve üç küçük adadan (Pulau Kaca, Pulau Lembu ve Pulau Segantang) oluşuyor. İki deniz mili boyunca yayılmış olan park, orjinalliğinin bozulmaması için çok sıkı bir şekilde korunuyor.

UNDERWATER WORLD LANGKAWI

Adanın en ünlü cazibe merkezlerinden bir tanesi olan Sualtı Dünyası, yaklaşık 6 dönüme yayılmış, Malezya’nın en büyük akvaryumu. Pantai Cenang’ın güney ucunda bulunan bu büyük yapının akvaryumlarında 200’den fazla tür görmek mümkün. Kompleks, üç ana bölüme ayrılıyor: Tropik Yağmur Ormanı, Ilıman bölge ve Alt Antarktika. Alt Antarktika bölümü, penguenlere ev sahipliği yaptığı için çok ilgi çekiyor. Sualtı Dünyası’nda ilgi çeken bölümlerden bir tanesi de bir balığın fosil olana kadarki sürecinin de anlatıldığı 3 boyutlu sinema. Köpekbalıkları, dev dikenli vatozlar ve yeşil kaplumbağalar çevrenizde yüzerken siz de bu altı milyon litrelik sualtı tünelinde keyifli bir yürüyüş yapın.

GUNUNG RAYA

881 metre yükseklikteki yoğun orman kokusunu içinize çekin. Yaprak maymunları, uçan tilki yarasalar, makak maymunları, sincaplar, dağ şahin kartalları, beyaz karınlı deniz kartalları ve büyük boynuz ağaçları gibi sayısız vahşi yaşamı barındıran bu ormanlar, merkezden 30 dakikalık doğa ile iç içe bir yolculuk ile ulaşabileceğiniz uzaklıkta. Gunung Raya’yı gezmek için en uygun zaman Kasım ile Mart ayları arası, bu dönemde nispeten daha az yağış oluyor ve daha rahat gezebiliyorsunuz.

KUALA LUMPUR – MALEZYA

Malezya’nın başkenti denilince insanın aklına Chinatown, Petronas İkiz kuleleri, Petaling Caddesi bit pazarı ve Batu Mağaraları geliyor. Alışveriş yapılacak yerleri çok, gezilecek yerleri çok, hangisine gideceğinize karar veremediğiniz bir şehir burası. Önce derin bir nefes alın ve inanılmaz ürünler servis eden bir restorana kapağı atın. Gerisi nasıl olsa gelir.

PETRONAS KULELERİ

Dünyanın en yüksek ikiz yapıları olan Petronas Kuleleri, 88 katlı binalardan oluşuyor. Yerden 175 metre yukarıda, 41 ve 42. Katlarda köprüsü bulunan kuleler, 452 metre boyunda. Kuleler, yer alan alışveriş merkezi ve parkın yanında, Petronas Sanat Galerisi ve Kuala Lumpur Kongre Merkezi gibi bir dizi turistik yere de sahip. Artı Petrosains Bilim Merkezi, Petronas ikiz kulelerinin alt tabanını kaplayan alışveriş merkezi Suria KLCC’nin içinde yer alıyor. Bu merkez, dinozor çağından itibaren petrolün kökeni ve oluşumu anlatılarak, endüstrisine değin tüm süreci anlatan interaktif bir bilim keşif merkezi. İkiz kuleler, aynı zamanda Dewan Filarmonik konser salonunu da barındırıyor. Dünyanın en iyi konser salonlarından birisi olarak bilinen tesisin mimari tasarımı, 19. Yüzyıl Avrupa konser salonlarının tasarımına dayanıyor. Konser merkezi, Malezya Filarmoni Orkestrası’na ev sahipliği yaparken, dünyanın bir çok bölgesinden gelen klasik müzik orkestralarını da ağırlıyor.

CHINATOWN

Kuala Lumpur’un kalbinde hiç uyumayan bir bölge var: Chinatown. Petaling Caddesi’nde günün her saati Şangay kültürünü tanıyabilir, mirası ve tarihi hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz.

 

Çin otlarından bir çok taklit ürüne kadar her şeyi rahatlıkla bulabileceğiniz bir yer olan Chinatown, Petaling Caddesi’nde. Chinatown’da gezerken aynı zamanda Chan See Shu Yuen Tapınağı, Kuan Ti Tapınağı’nı da gezmeniz mümkün. Oryantal mimarinin en güzel örneklerinden olan, 1873’te yapılmış Sri Mahamariamman Tapınağı da ülkedeki en güzel Hindu tapınağıdır. Hazır buraya kadar gelmişken, her köşede bulunan, o bölgenin en iyisi olduğunu iddia eden ayak masörleri ya da refleksoloji uzmanlarına gidin ve tüm vücudunuzu taşıyan ayaklarınızı güzelce şımartın.

BATU CAVES

Üç büyük ve daha küçük sayıda bir çok mağaradan oluşan Batu Caves, Kuala Lumpur’un kuzeyinde, yaklaşık 11 kilometre mesafedeki bir kireçtaşı tepesinde bulunan bir tapınaktır. Yüz yıllık tapınakta, ana mağaraların içinde ve etrafında inşa edilmiş heykeller bulunmaktadır. İç kireç taşı oluşumları ile birlikte 400 yıllık olduğu söylenen tapınak, Hindular tarafından önemli bir dini mekân olarak kabul edilir. Yıllık Hindu festivali Thaipusam’ın odak noktası olan Batu mağaraları, her yıl bir milyondan fazla Hindunun, hac amaçlı yolculuğuna evsahipliği yapmaktadır.

TOKYO

Japonya denince aklınıza ilk ne geliyor? Samuraylar mı, ninjalar mı, katana mı, yoksa yüksek teknoloji mi? Tokyo, dört yüz yılın geleneğini sürdüren ve aklınıza gelen eski – yeni ne varsa inanılmaz bir dürtüsel güçle harmonize eden bir şehir. Geçmişe bağlılığı asla bitmeyen ve geleceği istekle kucaklayan bir şehir. Tokyo’nun enerjisi ve heyecanı bu melez olma durumundan besleniyor. Bu karma hali, sürprizlerini de yola ufak ekmek taneleri gibi bırakıyor, yolunuzu kaybetmeyin diye.

TSUKIJI MARKET

Bir suşi uzmanı değilseniz bile unutulmaz bir deneyim yaşamak için dünyadaki en büyük ve en eski balık pazarına uğramalısınız. Günde bin 800 tondan fazla deniz ürününün yer aldığı pazar çok erken saatlerde hazırlanır. Yapılan ihalelerin turistlere açık kısmı, saat 5.00 ile 6.15 arasında. Pazar içinde bir çok restoran ve küçük kafeye de rastlayabilirsiniz, balık ürünlerini tatmaktan çekinmeyin. Deniz mahsullerinden hoşlanmıyorsanız ya da aşırı kalabalık yerleri sevmiyorsanız burası pek de size göre sayılmaz. Market, Pazar ve Çarşamba hariç haftanın her günü iş için açık. En fazla hareketi görmek için, sabah ziyaret etmelisiniz. Canlı ton balığı müzayedesini izlemek isterseniz, 04.30’da Balık Bilgi Merkezi’nden (Kachidoki Köprüsü girişinde bulunur) bilet almalısınız. Müzayedede yalnızca 120 kişiye izin veriliyor. Saatler sabah 09.00 ile öğleden sonra 14.00 arasında. Pazar yoğun ve meşgul olduğu için çocuklara izin verilmiyor.

TOKYO ULUSAL MÜZESİ

Japonya tarihini biraz (ya da çok) öğrenmek istiyorsanız Tokyo Ulusal Müzesi’ne uğramalısınız. Ülkenin en geniş müzesinde 116 bin adet eser bulunmaktadır. Japonya’nın en uzun tarihini kapsayan müzede samuray zırhı ve kılıçlar (gezginlerin gözdesi), narin seramik, kimono, hat, resim ve daha fazlası gibi bazı kalıntıları, ulusal hazineleri ve önemli kültürel geçiş ikonlarını görebilirsiniz. Japonya tarihinin eserlerine ek olarak, Asya kıtasının her yerinde sayısı 607’yi bulan  Budist heykellerin de slaytlarını izleyebilirsiniz. Müzede dolaşmak için tek gün yetmeyebiliyor, bu nedenle merak ettiğiniz konu üzerinde odaklanıp o bölümü gezmenizde fayda var.

SENSOJI TEMPLE

Tokyo’nun en eski tapınağı olan Sensoji Tapınağı’nın tarihi 628 yılına uzanıyor. Yılda 30 milyon ziyaretçiyi ağırlayan tapınak, II. Dünya Savaşı sırasında yerle bir edilmiş ve tıpkısının aynısı olarak tekrar yapılmış. Sensoji Tapınağı, Budist acılar ve mutluluk tanrısı Asakusa Kannon’a ithaf edilmiş. Efsaneye göre, iki balıkçı ve Sumida Nehri’nde balık tutarken altınları ve tanrı heykelini bulmuşlar. Bu tapınak da iki balıkçının yolunda giden şanslarını hatırlatıyor ziyaretçilere. Bulunan heykelin de tapınağın içinde olduğu söyleniyor ancak heykele ziyaret yasak. İşin ilginç tarafı, heykele ziyaret yasağı hiç bir zaman kaldırılmamış, yani içerideki heykelin gerçekten olup olmadığını kimse bilmiyor. İnananlar, Kannon’un şifa güçlerinin iyi geleceği umudu ile ziyaretlerini yapıyorlar. Kalabalık rahatsız ediyorsa ki buradaki kalabalık inanılmaz boyutlara ulaşabiliyor, çok erken saatlerde veya geceleri geç saatlerde gitmeniz öneriliyor. Ana salona giriş 06.00 ile 17.00 saatleri arasında.

Sensoji’yi gezdikten sonra, Nakamise Dori’nin bulunduğu dükkânlara bir göz atın.

BALI – ENDONEZYA

Spiritüel ne varsa burada toplanmış, üzerine bir de romantizm ve keyif eklenmiş. Son zamanlarda her ne kadar Bali için “Çok turist doldu, artık çok ayak altı oldu, herkes gidiyor” türü duyumlar gelse de siz kulak asmayın. Bali’nin herkeste bıraktığı tat ayrı. Yol kenarı tezgâhlarda yer fıstığı satan yerlileri, havada asılı kalan tütsü ve karanfil yağının sarhoş edici kokusu, taç yaprakları ile bezenmiş yolları, sörf için muhteşem dalgalar, tırmanış için büyüleyici volkanik zirveler… Evet, kimi kitaplarda anlatıldıktan sonra turist patlaması yaşanmış olabilir ama Bali sizi an’lık meditasyonlarda, sokak aralarındaki çiçekçilerde ve sessizce kıyıyı okşayan dalgalarda bekliyor.

PURA TANAH LOT

Kuta’nın yaklaşık 20 kilometre kuzeybatısındaki Pura Tanah Lot (“Pura” Bali’deki tapınağı ifade eder), çarpıcı dalgalarla çevrili kayalık bir adada görkemli sahili ile birlikte, Bali’nin en ikonik tapınaklarından biridir. Onaltıncı yüzyılın başında inşa edilmiştir. Kayalar üzerinde bir gece geçirdikten sonra yerel balıkçılardan burada bir tapınak inşa etmelerini isteyen rahip Nirartha’dan ilham aldığı düşünülmektedir. Yabancıların tapınaklara girmeleri yasaktır ama tapınak yolları da en az tapınaklar kadar büyüleyici. Hazır buraya gelmişken, kafelerden birinde Kopi Luwak kahvesini tadın. Buradan, kıyı yolundaki geçidi kullanarak Batu Bolong’a ulaşabilirsiniz. Bali’deki herhangi bir tapınağı ziyaret ederken giydiğiniz kıyafetler önem taşıyor. Özellikle bir “sarong” (bir çeşit büyük örtü) ve kemer takmanızda fayda var.

NUSA ADALARI

Bali’nin keşmekeşinden kaçmak istiyorsanız burası tam size göre. Nusa Ceningan, hemen komşu ada, popüler Nusa Lembongan ile sadece bir köprü aracılığı ile bağlanıyor. Sürat teknesi ile kolaylıkla ulaşılabilen adalarda sörf, şnorkelle dalış, tekne ve kürekli kayıkla gezinti yapabilirsiniz. Kıyıda, yosun hasadını izleyebilir, muhteşem plajında güneşin tadına doyabilir ve sularına dalabilirsiniz. Göz kamaştırıcı plajı “Dream Beach”, “Mantar Körfezi” ve “Şeytanın Gözyaşları Kayası” ile bir çok ilgi çekici etkinlik sizi bekliyor olacak. Üç adanın en büyüğü olan Nusa Penida, su altı canlılarını görmek ve dalış için ideal.

 

TAYLAND

WAT RONG KHUN

İnanılmaz bir tapınağa davetlisiniz. “White Temple” olarak da bilinen Wat Rong Khun. Bu Budist tapınağı ilk bakışta, onlara tapınılsın diye tanrılar tarafından Tayland’a indirilmiş gibi geliyor insana.

Bu ilahi esin kaynağı, Taylandlı sanatçı Chalermchai Kositpipat tarafından 1997 yılında tasarlandı. 5 Mayıs 2014 tarihindeki depremde neredeyse tamamı çok büyük hasar görünce Kositpipat tarafından restore edildi ve daha da büyütülmesi kararı alındı. Yapımı henüz tamamlanmamış olan bu eşsiz tapınak, Chiang Rai şehrinin 15 kilometre güneyinde bulunuyor. Beyaz rengi ve yapımında kullanılan cam parçalarının güneşin yansımasıyla pırıl pırıl parlayan eşsiz bir tapınaktır. Beyaz renk Buddha’nın saflığını, bilgeliğini ve Budist öğretileri simgeliyor.